Birisi seni eleştiriyorsa bu senin değil, onun bir problemi olduğunu gösterir.

Birisi seni eleştiriyorsa bu senin değil, onun bir problemi olduğunu gösterir.

 

Sorumluluk sahibi olmak, kişin kendi varoluşunu yaşamasıdır, kendi hayatının kontrolünü elinde tutmasıdır, diğer insanların saygısını, güvenini ve sevgisini kazanmanın en önemli gereklerinden biridir. Yaşamın zorluklarına sorumluluk bilinci ile yaklaşmak kişiye olayları değiştirme gücü kazandırır.

Sorumsuz insan sürekli başkaları tarafından güdülen insandır, kendi kaderini yazmayan insandır, arabayı boşa almış insandır. Sorumsuz insanlar devamlı bahaneler arasında dolanır, başkalarını ve içinde bulundukları şartları suçlarlar, kendilerini sevmezler, çok az iş üretir, işlerin yürümesini engeller, anlamamış görünür ve yardıma muhtaç insanı oynarlar. Yani bu kişiler hareket etmekte çok yavaş ama şikâyet etmekte çok hızlıdırlar.

Sorumlu insan ise, yapılması gereken bir işi zamanında yapabilmek için inisiyatifi ele alıp kendiliğinden harekete geçebilen insandır, kendi kaderini yaptığı seçimlerle yazan insandır, arabanın kontrolünü ele almış insandır. Yani kişi, hiç kimseye hesap vermek zorunda olmasa bile, kendi vicdanına karşı hesap verme zorunluluğunu duyar. Çünkü hayat sadece seçimlerden oluşur, bu seçimler her saniye yapılır ama belki en önemlisi “hayatı ne kadar manalı yaşamak istiyoruz?” seçimidir.

O konuda hiçbir bilgisi, tecrübesi ya da birikimi olmadan, senin yaptıklarının 10'da 1'ini yapmadan; yaptıklarını yetersiz görenler;

Sürekli her yapılana bir kalıp bulan, birçok kişinin "ne kadar güzel" dediğine, Dünya'nın en anlamsız ve kırıcı yorumlarını yapanlar; gerçekte sadece kendi iç dünyalarını dışarıya yansıtıyorlar. Kendi eksiklik, yetersizlik, utanma, kendini ufak hissetme duygusuyla yüzleşip, onu iyileştiremediği için, o duygudan kaçmak istiyor. Peki bunu en güzel nasıl yapacağını düşünüyor? Tabii ki eleştirerek! Böylece kendine anlık bir rahatlama sağlıyor; seni aşağıya indirerek kendini yukarıda hissediyor; sahte bir ağrı kesici gibi. Onların duygusal ağrı kesicisi oluyorsun yani:) Fakat tabii bu hastalığı iyileştirmiyor. İçlerindeki o hırçınlık, kızgınlık, öfke hala orada. Hatta daha sonra farkında olmadıkları bir suçluluk hissi de onları rahatsız ediyor, çünkü sana saldırırken aslında kendilerine saldırıyorlar. Böylece kendini sevmeme, yetersiz hissetme hissi büyüdükçe büyümeye devam ediyor.

Birisi sana saçma sapan davranıyorsa bu onunla ilgilidir, seninle değil. Mutlu insan başkalarını aşağıya çekmek istemez. ( Ama görünen o ki biz hepimiz mutsuzuz sürekli aşağıya çekmek istiyoruz.)

Bu onunla ilgili benimle değil. Bu onun mutsuzluğunu dışarı yansıtma şekli. Mutlu insan karşısındakini daha da mutlu etmeye çalışır.

“Eleştiri şeklimiz, bizim sahip olduğumuzu düşündüğümüz özellikler başkalarında olmadığı için onları suçlamaktan ibarettir.”

– Jules Renard

Sevgi ver, ilgi ver, destek ver ve kendi enerjini yükselt.

Sevgilerimle,